Emekli Olmak

Ben biraz sözcüklere takıntılıyım. “Kökü ne?”, “Nereden gelmiş?”, “Neden böyle denmiş?” gibi. Emekli olmak her nedense yaş itibari ile iki ayak üzerinde duramamak, emeklemek gibi çağrışımlar yapsa da aslında Emeği Olan demek. Yani emeğini biriktirmişsin artık emek harcamana gerek yok rahatına bak, canının istediğini yap yaşam biçimi demek.

Peki gerçekten öyle mi oluyor. 32 yıl biriktirdiğim emeğim bundan sonraki yaşam biçimimi destekleyecek mi ? Tabiki hayır… Öylese ne yapmalı. İki seçenek var; yaşam biçimini ve içeriğini birikiminin sağladığı gelirle sınırlamak ya da bu geliri bir kaldıraç gibi kullanıp kısa sürede hızlı birikimle hedeflenen seviyeye ulaşmak.

Genelde ikinci seçenek seçilip mezara kadar çalışılıyor. Olması gereken ise makul bir zaman/tutar hedefi belirleyip orada durmak ve şu an olmasa da, o zaman olanla yetinmek. İncelediğim bir emekli yaşı ve ortalama ömür beklentisi analizinde (USA) elliden sonraki çalışılan her yıl kalan ömürden iki yıl götürüyor. 50 de emekli olanın beklenen ömrü 80 iken 60’a gelindiğinde 70’e düşüyor bu da emelilik hayatının üç kat azalması demek. 50 de emekli olsan 30 yıl emeklilik yaşayacakken 60 da olunca 10 yıl emeklilik hayatın kalıyor. Tabi bunda etkin olan geçen ömrün kalitesi ağırlığı gibi konularda var. Örneğin 50 de gerçekten emekli olabilmek için zaten yüksek bir gelir seviyen olmalı. Bu durumda yaşam kaliten 80 yaşı görmeni destekleyebilir.

Öz özet çalışmaya bir süre daha devam…

Published by Yavuz Sevgi

Software developer, photographer, father.

Leave a comment